Connect with us

Şiir

Bedriye Korkankorkmaz” Yalnızlık Sürgünler Çağında Bir Ruhun Ağıdı

ben taşın unuttuğu bir rüyayım,
omzuna yıldırım düşmüş bir dağın soluğuyum.
uykusu yarım kalmış çağların
tuzla mühürlenmiş yalnızlığıyım.

göğsümde yanık izleriyle dolaşıyorum—
her biri bir dilden düşmüş kelime,
her biri bir halkın terk ettiği harf.
insan sesi artık paslı bir kilit:
duydukça içime çekiliyorum,
kendi karanlığıma doğru.

bir zamanlar kuşların bildiği sırları bilirdim,
şimdi göğe bakmak bile suç sayılıyor.
kanadımı söküp
göğe çakmış bir yasayla mühürlüyüm artık.

ben yeryüzünün yetim kelimesiyim.
rüzgâr benim anadilim,
ama onu da beton duvarlara hapsettiler.

ev dedikleri, bir çocuğun ağlamadığı yermiş,
ben bin çocuk ağlamasıyla yıkılmış harabelerde büyüdüm.
gökyüzünü ararken hep bir mezar taşıyla karşılaştım.

bütün mevsimleri cebimde taşıdım,
ilkbaharı hiç göremedim.
gelseydi,
toprağın nabzına eğilir,
bir öpücükle
kendi kalbimi gömerdim içine.

tanrılar susuyor artık.
belki de utançtan.
çünkü insanlar—
çok konuşuyorlar ama hiç susamıyorlar.

ben susarak dua ediyorum:
bir çatlaktan sızan su için,
gölgede soluklanacak bir taş için.
bir çocuğun adını unutmamak için.

ne kehanet bekliyorum,
ne gelmesi unutulmuş bir kurtuluş.
sadece—
bir çoban yıldızı gibi
gecenin en siyah yerine saplanmak istiyorum,
içinde yönünü kaybetmiş yürekler
tek bir harita bulsunlar diye:
kendilerine çıkan bir yol.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir